Çocuk Eğitiminde Dayağın Yeri

Dayak, çocukları disiplin altına alabilmek için sık kullanılan metodlardan biridir. Yetişkinler çocuk üzerinde otorite kurabilmek için bazen biraz daha düşünüp daha iyi yollar aramaya gerek görmeden, bazen de doğru terbiye yolunu bulmakta yetersiz kalarak dayağa başvururlar. Bu tür disiplin ülkemizde çok uygulanır. Ancak bu usulün zayıf vicdan ve ahlâk gelişimine yol açtığı bilinmektedir. Dayak “cennetten […]

Dayak, çocukları disiplin altına alabilmek için sık kullanılan metodlardan biridir. Yetişkinler çocuk üzerinde otorite kurabilmek için bazen biraz daha düşünüp daha iyi yollar aramaya gerek görmeden, bazen de doğru terbiye yolunu bulmakta yetersiz kalarak dayağa başvururlar.

Bu tür disiplin ülkemizde çok uygulanır. Ancak bu usulün zayıf vicdan ve ahlâk gelişimine yol açtığı bilinmektedir. Dayak “cennetten çıkma” değildir. Bugünün insanı bağımsız düşünebilmek, her duruma uyacak esnekliğe sahip olmak zorundadır. Dayakla büyüyen çocuk esnek olmaz, katı olur.

Çocuğu döverek veya şiddet kullanarak cezalandırmak çocukta zayıf vicdan gelişmesine yol açar. Çünkü:

• Bir kere, çocuk bir yaramazlık yaptığı zaman dayak yerse, yaptığının karşılığını ödemiş demektir. Yaptığını tamir etmek ve onun kötü sonuçlarını düzeltmek için düşünmesine veya başka bir şey yapmasına gerek kalmamışür.

• Dövülmek çocukta ana-babaya karşı kızgınlığa yol açar. Dolayısıyla çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu öğrenip kendini suçlu göreceğine, kendini döveni suçlar. Suçluluk hissetmek yerine mağdur ve suçlayan durumuna geçer.

• Çocuğun, ana-babadan daha güçsüz, daha aciz olduğunun bu şekilde yüzüne vurulması onu utandırır, onlara güvenini sarsar.

• Çocuk ana-babasının davranışını taklit edip problemlerini saldırganlıkla çözmeye çalışır, kızdığı zaman o da bir başkasını döver. Böylece fiziki ceza, çocuğa vicdanlı olmamayı öğretir. Dayağa alışan çocuk, başkalarıyla sürtüşmesini sözle halledemez; o da dayağa, dövüşe, şiddete kolayca başvuran biri haline gelir.

Çocuk terbiyesinde dayağın hiç yeri yok mudur?

Bazı durumlarda ana-babanm çocuğu hatalı bir hareketten korumak için dayaktan başka çare bulamadığına hepimiz şahit oluyoruz. Ancak ana-baba bazen çaresiz kalıp çocuğa vurmak mecburiyetini kendinde hissediyorsa, şu kaideleri gözönünde tutmalıdır;

• Sözden anlayacak yaştaki çocuğa dayak atmanın gereği de, faydası da yoktur. Demek ki, çocuk büyüdükçe dayak sözkonusu olmaktan çıkar.

• Sözden anlamayan çocuğun ardına bir iki şaplak vurmak yeter. Başa, yüze tokat atmak; kemer, kayış, sopa gibi şeylerle dövmek kesinlikle zararlıdır. Ana-babaya değil işkenceciye yaraşır. Çocuğa vurmanın aslında zararlı olduğu ve ancak şu durumlarda son çare olarak başvurabileceği düşünebilir:

• Çocuğun başkasına kasıtla ve bilerek zarar vermesi.

• Sürekli ikaza rağmen kötü davranışında ısrar etmesi.

• Uyarmamıza rağmen kendine zararlı davranışlarda bulunması (mesela prizle oynamak).

Gene de temel kaidemizi tekrarlayalım: Dayaktan elden geldiğince sakınmalıdır. Sözden anlayacak yaştaki çocuğa sözle hitap etmelidir. Ayrıca dayağı faydalı olduğu zaman tercih etmeli, kızgınlık ve öfke ile başvurulmamalıdır.

Ne yapmalı?

Çocuk sahibi olmak büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirir. Zira, anne ve babanın çocuğun bakımı ve terbiyesi konusunda fiil ve fikir birliği içerisinde olmalarını gerektiriyor.

Mukaddes bir görev sayılan annelik, bazen özellikle genç ve tecrübesiz bir hanım için yük haline gelebilir. Bebeğin anlaşılmayan bağırışları ve ağlayışları, anneyi çileden çıkarıp, çocuğunu hırpalamaya tahrik edebilir.

Her ne kadar imkânsız görünse de, çocuğu ona zarar vermeden yetiştirmek mümkündür. Başarmak için bazı kaidelere sabırlı şekilde uymak gerekir:

• Sinirlenince, derin derin nefes alıp, içinizden “sakinleşeceğim” diyerek 10’a kadar sayın.

• Bir yetişkin olduğunuzu, en önemlisi çocuğunuzu kendi isteğinizle dünyaya getirdiğinizi ve sizi örnek alacağını hatırlayın.

• Çocuğa söyleyeceğinizi düşünmeden söylemeyin. Kendinizi onun yerine koyarak değerlendirin.

• Bir kaç dakikalığına bir başka odaya gidin. Neden sinirlendiğinizi düşünün. Sebep gerçekten çocuk mu, yoksa başka birşey mi?

• Konuşabileceğiniz birini, eşinizi veya yakın bir dostunuzu arayın. Sizi endişelendiren problemi paylaşın.

• Arada bir kendinize zaman ayırıp, dışarı temiz hava almaya çıkın ve açık havada yürüyüş yapın.

• Olaylar gerçekten kötü gitmeye başlayınca mola verin. Bu arada kendinizi iyi hissedecek bir şey yapın. Çay molası, gezi, sohbet gibi…

• Kriz anlarında, espri anlayışınızı devreye sokun, olayların iyi veya komik yönlerini görmeye çalışın.

• Odayı terkedin. Olmazsa, yalnız başınıza odada söylenerek deşarj olmaya gayret edin.

• Sevdiğiniz, etkilendiğiniz bir manzarayı veya hatıranızı aklınıza getirin. Sakinleşmenizi kolaylaştırabilir.

• Bunlara rağmen sık sık sinirleniyorsanız doktora başvurun.

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıya oy vermek ister misiniz?)
Loading...

SPONSOR REKLAMLAR
Yorumlar

    Kimler Neler Demiş?

    1 Yorum - "Çocuk Eğitiminde Dayağın Yeri"

    Bildir
    avatar
    Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
    aysengonca72@hotmail.com
    Ziyaretçi
    aysengonca72@hotmail.com
    merhaba benim iki tane kızım var yaşları 8 ve 9 bu sene okullar başladığından beri tuvalet temizliklerini güzel yapamadıkları için her akşam eve ağlayarak giriyorlar çünkü ben çok kızıyorum bağırıyorum her akşam anne bir daha yapmıycaz diyorlar ertesi akşam yine oluyor kaç kez tuvalette provasını yaptık yıkanırken anlattım hatta okula birlikte gidip tuvaletlerine girip uygulamalı olarakta gösterdim hani okulun tuvaletlerıde öyle güzelki oradada bir sorun yok çantalarına ayrıca sabunlu birer bez verdim ama kontrol ettiğimde ona bile elini sürmeden geldikleri akşamlar oldu artık geçen akşam yine ağlayarak geldiklerinde zorla banyoya soktum elimde çakmak onlar evin içinde çırılçıplak ağlayarak koşuyor ben… Read more »
    wpDiscuz
Facebook'ta Beğen